Archive for Eylül, 2011

30 Eylül 2011

Haftanın Özeti

Bu ara yine bunalmış durumdayım. Nil’ in sonsuz hareketi, ağlamaları beni çok yoruyor. Neyse ki Nil büyüdükçe babasıyla olan paylaşımları artıyor da biraz yetişebiliyorum. Günde sadece bir saat bırakabileceğim bir yer olmasını çok istiyorum, ama yok. Ancak önceden programlanan zorunlu zamanlarda olabiliyor.

Bir de giderek köreldiğimi hissediyorum artık. Mimarlığa dönüş konusundaki umutlarım giderek azalıyor. Maalesef uzak kaldıkça dönüşün zor olduğu bir mesleğim olduğunu düşünüyorum. Çalışmayı özlüyorum, Nil’ le nasıl çalışırım bilmiyorum. Herkes nasıl çalışıyorsa öyle aslında. Ama işte, hiç bırakamayacakmışım gibi geliyor. Bir de bu düşüncelerim var.

Oturma/dikiş odama yeğenden kalan park yatağı kurduk, ben gündüz dikiş dikerken Nil hanım da yanımda oynasın diye. Önceden yere bırakıyordum ama artık arkamı döndüğümde odadan çıkıp gidebiliyor, kablolara ulaşabiliyor veya pedalın üzerine gelip oturabiliyor, o yüzden böylesi daha güvenli. Zaten bir saat bile ancak oynuyor, sonra sıkılıyor başka şeyler yapıyoruz. Bu şekilde bir leopar, bir çizgili parçayı bitirdim. Saks mavi bir parçayla da uğraşıyorum hala.

Kayınvalidemlerin Assos’tan getirdiği beş kilo domatesi çiğden rondodan çekip poşetlere koydum. Kışlık hazırlık yaptım.

Yine Nil hanım’ a salonda da yer açtım. Koca orta sehpayı kör köşeye sığdırdım.

Bir süredir halıyı kaldırmıştık, çok yünlü diye. Vazgeçip tekrar serdim.

Bunların dışında bilgisayarı yeniliyoruz o yüzden bazı programlarım yok, onlarla da uğraşmam lazım.

Bir de haftaya bir şey var : Beni okuyanların çoğunun işine yarayacak bir şey. Yine ben anlatacağım. Şimdilik bu kadar bu bilgi, güzel bir şey olacak.

Etiketler:
29 Eylül 2011

HIV/AIDS Farkındalığı Projesi: Bize İyi Kalbin Gerek

HIV/AIDS ile ilgili ne kadar bilgiye sahipiz? Peki HIV/AIDS ile yaşayanlar hakkındaki düşüncelerimiz ne?

Aynı ortamda yaşayabileceğimizi biliyor muyuz, peki onların hissettiklerini?

Toplumda yanlış bilinenleri düzeltmek, gerçekleri öğretmek ve daha çok insana yayılmasını sağlamak için içinde blogger’ ların da yer aldığı bir proje başlatıldı. Pozitif Yaşam Derneği’ yle yürütülen projeye M.A.C. kozmetik ana sponsor oldu. Proje kapsamında 20 blogger’ ın fotoğraflarını Dilan Bozyel çekti. Bu fotoğraflar 1-10 ekim tarihleri arasında “Bize İyi Kalbin Gerek” ismiyle Taksim metro yürüyen merdiven katında sergilenecek. Fotoğraflar pozitif bakış açısıyla aynı sosyal yaşamı paylaşabilmeyi anlatıyor. 

Ben de bu projeye dışarıdan destek verenlerden olmak istedim. HIV/AIDS pozitif kişilerin sorunlarını anlatan, toplumun bakış açısını düzeltmeyi amaçlayan fotoğraf sergisine herkes davetli. Styleboom‘ a ve katılan diğer tüm blogger’ lara başarılar diliyorum. Ve projenin bilgilerini verip “Bize İyi Kalbin Gerek” diyorum.

HIV/AIDS ile ilgili biraz bilgi :

HIV: Human Immunodeficiency Virüs (İnsan Bağışık Yetmezliği Virüsü)
Bulaşması sonucunda vücudun savunma gücü zayıflar ve birey bazı mikrop ve hastalıklara daha duyarlı hale gelir

AIDS: Acquired Immune Deficiency Syndrome (Kazanılmış Bağışıklık Yetmezliği Sendromu)
Tedavi edilmediği durumda HIV’in neden olduğu hastalıklar bütünüdür.
Sonuçta birden fazla hastalık veya kanserlerin ortaya çıkması ile AIDS tablosu oluşur.

Çözümsüz değil! 1996’dan bu yana tedavisi var!

HIV öpüşmek, elele tutuşmak, aynı bardak/kaptan yiyip içemek, aynı banyo ve tuvaleti kullanmak, kondom kullanarak sevişmek, aynı kuaföre gitmek, aynı objelere dokunmakla
bulaşmaz. Kısaca aynı sosyal yaşamın içinde birlikte yaşamaya ve paylaşmaya engel değildir.

HIV pozitiflerin en büyük sorunu toplum ve sevdikleri tarafından dışlanmak ya da dışlanma korkusu yaşamaktır. Tedavisi olan bir hastalığa rağmen pek çok HIV pozitifliyi bu önyargılar, izole etme ve yalnızlaştırma öldürmektedir.

Projeye Katılanlar : Pucca, Ceri Levis , Onur Yuksel, Koray Caner, Serapla Moda, Zet Fashion, Cindrella Under The Umbrella, Moda Cadısı, Modenise, Atgotten, Kim Lan Bu Hayatimin Erkegi, Pipi Disko, French Oje, Twitdayı ,Can Direkli, Alışveriş Cini, Fashion By Siu, Bilun Şen, Stilize, Styleboom, Miray Uçar

Proje Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin :

Etiketler:
28 Eylül 2011

Assos’ tan Kalanlar : Balık Aşkı


Assos’ tan döneli neredeyse bir ay olacak, ben en güzel kısmını yazmamışım. Assos’ un en güzel tarafı kocanın tuttuğu, temizlediği tazecik balıkları yemekti. Kaptakiler tabii ki aynı gün tutulmamıştı, öyle olsa büyük ihtimalle balıkçılık yapardık, ama yine de sadece birkaç gündür buzluktaydı. Yeterli sayıya ulaşılınca sahilde temizlendiler, akşamına da yendiler.

Hamilelikten önce de balık severdim ama sadece küçük balık (hamsi gibi) yerdim. Hamileyken o kadar çok balık yedim ki, hem de çok severek. Hala da seviyorum, hamileliğin bende bıraktığı nadir güzelliklerden :)

Etiketler: